Borçlar ve Sözleşmeler

Alacak için ihtar göndermeden önce vade ve temerrüt kontrolü

Alacağın vadesi, ihtarın içeriği, temerrüdün başlangıcı, faiz türü ve sözleşmeden dönme gibi seçeneklerin birbirinden ayrılması.

Ödenmeyen bir alacakta ilk soru yalnız 'ne kadar borç var' değildir. Borcun ne zaman istenebilir hale geldiği, ödeme tarihinin kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı ve karşı tarafa nasıl bildirim yapıldığı da önemlidir. İhtar, bu çerçeveyi açıklaştıran bir işlem olabilir; her alacakta aynı metin kullanılmaz.

Bu yazıda

Vade ile temerrüt aynı kavram değildir

Muacceliyet, borcun artık talep edilebilir hale gelmesini ifade eder. Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesine göre muaccel borçta temerrüt kural olarak alacaklının ihtarıyla oluşur. Ancak ifa günü birlikte belirlenmişse veya kanundaki başka istisnalar varsa ayrıca ihtar gerekmeyebilir. Haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmede de başlangıç farklı kurallara tabidir.

Önce sözleşme, teslim veya hizmetin tamamlanma kaydı ve ödeme planı okunmalıdır. Faturanın düzenlendiği gün, bütün ilişkilerde kendiliğinden aynı vade ve temerrüt sonucu doğurmaz. Karşılıklı borçlarda alacaklının kendi edimini yerine getirip getirmediği de değerlendirilir. Tutarın hangi iş veya teslimden kaynaklandığı somut olarak belirlenmelidir.

İhtarın içeriği ve ulaştığının ispatı

İhtarda borcun dayanağı, istenen edim, miktar veya hesap yöntemi ve ödeme bilgileri anlaşılır olmalıdır. Gerekiyorsa uygun ifa süresi verilir. Bildirim yanlış kişiye yöneltilmişse veya hangi borcu kapsadığı belirsizse beklenen sonucu doğurmayabilir. Tarafın şirket olması halinde doğru unvan ve tebligat bilgileri önem kazanır.

Her ihtarın mutlaka aynı araçla gönderilmesi gerektiği söylenemez; sözleşme ve özel kanuni kurallar kontrol edilir. Özellikle tacirler arasındaki bazı bildirimlerde özel şekil düzenlemeleri vardır. Bildirimin içeriği kadar karşı tarafa ulaştığının ispatı da önemlidir. Gönderi kaydı, ekler ve teslim belgeleri bir arada saklanmalıdır.

Faiz, süre verme ve diğer talepler

Temerrüt faizi, asıl alacak ve varsa ek zarar talebi ayrı başlıklardır. Uygulanacak oran, borcun türüne, sözleşmeye ve ilgili dönemde yürürlükteki düzenlemeye göre belirlenir. Bu yüzden bütün borçlara tek bir sabit yüzde uygulamak hatalı olabilir. Faizin hangi tarihten başlatıldığı da hesap kadar önem taşır.

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ifa istemek, tazminat talep etmek veya sözleşmeden dönmek farklı koşullara bağlı seçeneklerdir. TBK 123–125 kapsamındaki süre verme ve istisnalar incelenmelidir. İhtar göndermek tek başına her zamanaşımını kesmez. Dava veya takip planlanırken alacağın türüne göre arabuluculuk ve diğer başvuru şartları ayrıca kontrol edilmelidir.

GÖRÜŞMEYE HAZIRLIK

Hangi belgeler yararlı olabilir?

  • Sözleşme ve ödeme planı
  • Teslim, hizmet, fatura ve kabul kayıtları
  • Ödeme dekontları ve kalan borç hesabı
  • Önceki ihtarlar, gönderi ve teslim belgeleri
SIK KARIŞTIRILAN NOKTA

Noterden ihtar çekince alacağın zamanaşımı mutlaka kesilir mi?

Hayır. İhtarın temerrüt açısından etkisi ile zamanaşımını kesen işlemler farklıdır. Hak kaybı değerlendirmesinde yalnız ihtar tarihiyle yetinilmemeli; alacağın türü ve ilgili başvuru yolları incelenmelidir.

Kaynaklar ve dayanaklar

Son güncelleme: 7 Ekim 2026. Mevzuat ve uygulama değişiklikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya sonuç taahhüdü değildir.